Osmanlı Çorumu'nda Esnaf, Çarşı ve Evler (16.-17. Yüzyıl)

Çorum’un bugünkü alışveriş bölgeleri Çorum’da Alışveriş ve Çarşılar sayfasında, “dünyanın en dar çarşısı” olarak tanıtılan Dikiciler Arastası kendi sayfasında, geleneksel Çorum evlerinin mimarisi ise Çorum Evleri makalesinde anlatılmıştır — bunların hepsi 19.-20. yüzyıla ait yapı ve dokulardır. Bu sayfa ise Çorum Tarihi kitabının Suraiya Faroqhi imzalı bölümüne (s. 115-127) dayanarak çok daha eski bir katmanı, 16.-17. yüzyıl Osmanlı Çorumu’nun çarşı, esnaf ve ev alım satımı düzenini, dönemin şeriyye sicili (mahkeme kayıtları) üzerinden anlatır.
Yirmiye yakın çarşı, iki yüz dolayında dükkân
Kitaba göre geç 16. yüzyılda Çorum’da vakıf kayıtları ve şeriyye sicilinden tespit edilebilen en az 17 çarşı faaliyetteydi; kasaplar ve pamukçular çarşısı gibi bazı çarşıların kayıtlara tam yansımaması nedeniyle gerçek sayının yaklaşık 20’ye ulaştığı tahmin edilir. Sadece vakıflara bağlı dükkânların toplamı 148’e ulaştığından, kentteki toplam dükkân sayısının en az iki yüz dolayında olduğu ileri sürülür — bu da 16. yüzyılın Çorum’unu “köy tipinde bir yerleşme” olarak tanımlayan Alman gezgin Hans Dernschwam’ın izleniminin aksine, oldukça hareketli bir çarşıya sahip bir kent olarak gösterir (Çorum Tarihi, s. 115-116). Şeriyye sicilinde kayıtlı 15 dükkân satışına göre bir dükkânın fiyatı 600 ile 5000 akçe arasında değişiyor, ortalama değer 2400-2531 akçe civarında oluyordu. Kadı Mevlana Hasan Efendi gibi varlıklı kişiler aynı dönemde beş dükkân birden satın alabiliyordu; buna karşılık satıcılar arasında borçlarını ödemek ya da miras paylaşmak zorunda kalan sıradan aileler daha kalabalıktı (Çorum Tarihi, s. 116-117).
Çarşıda 987/1579-80’de büyük bir deprem ve ardından gelen yangın pek çok dükkânı yıkmış; yeniden yapım sürecinde bazı Çorumluların vakıf arazisinde izinsiz dükkân yaptırıp yüksek kiralar aldığı, bunun vakıf mütevellilerini (yöneticilerini) telaşlandırdığı kaydedilmiştir — örneğin bazı dükkânlar vakfa yılda yalnızca 60-70 akçe icare öderken, yapan kişiler yedi-sekiz altın (yaklaşık 420-480 akçe) kira topluyordu (Çorum Tarihi, s. 117).
Bedestan ve hanlar
Aynı belgeden, Çorum’da bir bedestan (kapalı çarşı) bulunduğu, 1596 öncesinde onarıldığı ve tüccar olmayan halkın bile değerli eşyasını burada bir tür kiralık kasa gibi sakladığı öğrenilir; bugün yerinin bilinmediği belirtilir (Çorum Tarihi, s. 118). Bedestanın dışında Çorum’da dört-beş han vardı: bunlardan Kanuni döneminde sancakbeyliği yapan Gülabi Bey’in kurduğu kervansarayın yanı sıra, 1595-96’da Helvacıoğlu Mahmut Çavuş, Kapan, Kadıasker ve Taceddin Paşa hanları faaliyetteydi; bu hanlar hem ticari amaçla hem de devlet görevlilerinin topladığı buğday, yağ ve bal gibi malları depolamak için kullanılıyordu (Çorum Tarihi, s. 118).
Esnaf kolları: sofçuluktan kahveciliğe
Fatih dönemi tahrir defterinde Çorum’da 37 farklı meslek dalı sayılır; en kalabalık grup 23 kişilik sofçular (aba/şal dokuyanlar) idi, bunu 12 boyacı, 9 bez-ipek tüccarı, 7 cüllah (dokumacı), 6 terzi ve tabaklık (17 kişi) ile deri eşyası imalatı (15 kişi) izliyordu (Çorum Tarihi, s. 118-119). Ancak sofçuluk 1450 ile 1595-97 arasında büyük ölçüde gerilemiş; 16. yüzyıl sonu şeriyye sicilinde sofçulardan hiç söz edilmez. Kitap bu gerilemeyi, Fatih dönemi tahririnde anılan ve hazineye yılda 1500 akçe gelir getiren “sof cenderesi”nin Kanuni döneminin ilk vergi listelerinde artık geçmemesine bakarak Ankara’dan gelen rekabete bağlar (Çorum Tarihi, s. 118-119). Buna karşılık tabaklık canlılığını korumuştur; 1596’da tabak Abdullah’ın beş yıl önce aldığı 75 kıta gönün borcunu ödemeye çalışması gibi kayıtlar, esnaf arasındaki deri ticaretinin sürdüğünü gösterir (Çorum Tarihi, s. 119).
Şeriyye sicilinde esnaf örgütlerinden az söz edilse de, örneğin helvacıların kendi aralarında, dallarından olmayanlara toptan helva satmama konusunda anlaştıkları kayıtlıdır (Çorum Tarihi, s. 119). Dönemin kârlı işlerinden biri kahve ticaretiydi: 1595-97 yıllarında Çorum’da kahvenin vukiyesi (1,28 kg) 75-85 akçe arasında satılıyor; kahveci Ali Balı gibi tüccarlar 100 vukiye civarında toplu alım yapıyordu. Bir kişinin Zile ve Alaca bölgesindeki vergi tasarruf hakkını 5000 akçeye satıp elde ettiği paranın büyük bölümünü (30.000 akçesini) 300 vukiye (384 kg) kahveye yatırması, ticaretin cazibesini gösterir (Çorum Tarihi, s. 119-120).
Ev alım satımı: fiyatlar, miras ve borç
1595-97 yıllarını kapsayan şeriyye sicilinde ev sahipliğiyle ilgili 48 belge (34 satış dahil) bulunur. Tümüyle satılan ve fiyatı akçe cinsinden bilinen 18 evin medyan satış fiyatı 2550 akçe, ortalaması ise 3100 akçenin biraz üzerindeydi — aynı dönemde bir vukiye koyun etinin 6 akçeye satıldığı düşünülürse evlerin görece ucuz olduğu anlaşılır (Çorum Tarihi, s. 124-126). Ev satan kişilerin %39’u kadındı, ama alıcılar arasında kadın oranı yalnızca %8’di; kitap bunu, kadınların miras paylarını genellikle nakit veya taşınır mal olarak aldığı, kalıcı ev sahibi olmayı tercih etmediği geleneğine bağlar (Çorum Tarihi, s. 123). Devlet görevlisi sayılan “askeri” sınıf, satıcılar arasında yalnızca üç kişiyle temsil edilirken, alıcılar arasında yedi kişiyle (%6) daha etkindi — yeni atanan kadılar Mehmet Efendi ve Hayrünnas Efendi’nin kısa sürede mülk edinmesi buna örnektir (Çorum Tarihi, s. 123-124). Satışların yaklaşık dörtte biri “zaruret-i deyn” (borç zorunluluğu) veya “zaruret-i nafaka” (geçim zorunluluğu) gerekçesiyle yapılmıştı; bu da dönem Çorum’unda nakit sıkıntısının önemli boyutlarda olduğuna işaret eder (Çorum Tarihi, s. 125-126).
Kentin kırsal çevresiyle bağı
Çorum mahkemesinin etki alanı, kentin kendi sancağının çok ötesine uzanıyordu: Demirli Karahisar köylerinden gelen davaların yoğunluğunun yanı sıra, Tokat-Sivas sancağına bağlı Sorgun, Mecitözü ve Hüseyinabad (Alaca) ile Amasya sancağına bağlı Gümüş, Zeytun ve Merzifonabad kazalarından kaynaklanan davalar da Çorum’da görülmüştür. Kitap bunu, Çorum’un bölgelerarası ticarette pek etkin olmasa da kırsal çevresi üzerindeki etkisinin bir hayli geniş olduğunun göstergesi sayar (Çorum Tarihi, s. 127-128).
Kaynaklar
- Çorum Tarihi, 5. Hitit Festivali Komitesi; yay. haz. Çorum Belediyesi Kent Arşivi, 3. baskı, Çorum Belediyesi Kültür Yayını, Çorum 2020, ISBN 978-605-84272-4-2 (2. Bölüm: “Fatih Döneminden Evliya Çelebi Seyahatine Kadar Çorum”, Suraiya Faroqhi), s. 115-127. https://www.corum.bel.tr/public/uploads/2026/01/corumtarihi.pdf
Sık sorulan sorular
16. yüzyılda Çorum'da kaç çarşı ve dükkân vardı?
Çorum Tarihi kitabına göre 16. yüzyılın son çeyreğinde Çorum'da en az 17, muhtemelen yaklaşık 20 çarşı faaliyetteydi; yalnız vakıflara ait dükkânların sayısı bile 148'e ulaşıyordu ve toplam dükkân sayısının en az iki yüz dolayında olduğu tahmin edilmektedir (Çorum Tarihi, s. 115-116).
Osmanlı döneminde Çorum'da bedestan var mıydı?
Evet; Çorum Tarihi'ne göre 1579-80 tarihli bir belgede Çorum'daki bedestandan (kapalı çarşı) söz edilir. Amasya'daki Şeyh Abdürrahman vakfına bağlı olan bu bedestan, tüccar olmayan halk tarafından bile değerli eşya saklamak için bir tür kiralık kasa gibi kullanılırdı; bugün yeri bilinmemektedir (Çorum Tarihi, s. 118).