Cevahir Taşına Kıymet Biçilmez

Öyküsü
Türkü, mücevherin kıymetinin ancak onu tanıyan bir kuyumcu tarafından anlaşılabileceği benzetmesiyle açılır: “Cevahir taşına kıymet biçilmez / Bulup erbabına danışmayınca.” Bu giriş dizesi, sevginin ve değerin de ancak doğru kişiye, doğru zamanda anlatılabileceği yönünde bir öğüt taşır. Devamında hasret ve kavuşamama teması, “Ezrail gelse de canım alamaz / Hasret yârine kavuşmayınca” dizeleriyle daha da yoğunlaşır.
Sade ama vurgulu benzetmeleriyle, Çorum kırık havaları arasında hikmetli sözlü türkülerden biri sayılır.
Hakkında
Bir kırık havadır; yöresi Çorum, TRT repertuvar numarası 323’tür. Kaynak kişi İfakat Yaykar, derleyen Muzaffer Sarısözen’dir. İfakat Yaykar, Sarısözen’in 1939 ve 1948 Çorum derleme gezilerinde birden çok türküye kaynaklık etmiş isimlerden biridir; sitede yer alan “Aba da Bir Kebe de Bir Giyene” ve “Türkmen Kızı Yaktı Bizi” türkülerinin de kaynak kişilerindendir.
Sözleri
Türkünün bilinen, geleneksel (anonim) sözlerinden temsilî bir bölüm:
Cevahir taşına kıymet biçilmez
Bulup erbabına danışmayınca
(Dize varyantları kaynaktan kaynağa değişebilir.)