Kuşsaray Höyüğü

Kuşsaray Höyüğü, Çorum il merkezinin yaklaşık 15 kilometre kuzeydoğusunda, Düvenci Ovası’nda, Kuşsaray köyünün 400 metre batısında yer alır. Höyüğün 150x100 metrelik bir bölümünün surla çevrili olduğu anlaşılmaktadır; yüksekliği 20-25 metre arasındadır.
Kazı Tarihçesi
Höyükte, bölgede birkaç tablet bulunduğu haberi üzerine Millî Eğitim Bakanlığı’nın bildirimiyle 1966 yılında Prof. Dr. Halit Zübeyir Koşay başkanlığında bir kazı yapılmıştır. Ancak Hitit katlarında aranan tabletlere rastlanmamıştır. Tepenin özel mülkiyete konu olması nedeniyle kamulaştırma gerçekleşmemiş ve çalışmalar bir haftalık bir sondajla sınırlı kalmıştır.
Tabakalar ve Buluntular
Ana toprağa kadar inilemeyen bu kısa süreli kazıda üç tabaka saptanmıştır: en üstte Hitit Çağı, ortada üç yapı evresi içeren ve büyük bir yangın geçirmiş olan Erken Tunç Çağı katmanı, en altta ise Geç Kalkolitik Çağ tabakası. Hitit katmanında yalnızca çanak çömlek parçalarına rastlanmış, herhangi bir mimari kalıntı bulunamamıştır. Erken Tunç Çağı’na ait yapılarda tek sıra taş temel üzerine kerpiç duvarlar kullanılmıştır; pişmiş toprak tezgâh ağırlıkları, ağırşaklar, çakmaktaşı dilgi bıçaklar ile Ahlatlıbel ve Alacahöyük buluntularına benzer küçük fincan tipi kaplar ele geçmiştir. Aynı katmanda hocker (cenin) pozisyonunda basit toprak mezarlar ve höyüğün batı eteğinde küp mezarlar bulunmuştur; yerleşimin bu evresi yaklaşık Milattan Önce 3. binyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.
Kısa Süreli Ama Değerli Bir Kazı
Kuşsaray’daki kazı, yalnızca bir hafta sürmesine ve tepenin özel mülkiyeti nedeniyle genişletilememesine rağmen, Çorum ovasının Geç Kalkolitik’ten Hitit dönemine kesintisiz bir yerleşim tarihine sahip olduğunu göstermesi bakımından değerlidir. Höyüğün merkeze yakınlığı, il merkezi çevresindeki höyük yoğunluğunun ve bölgenin binlerce yıllık iskân sürekliliğinin bir başka kanıtı olarak okunabilir.
Çorum Müzeciliğindeki Yeri
Kalkolitik döneme ait eserler bugün Çorum Müzesi’nde sergilenmektedir. Kuşsaray, Alacahöyük, Hattuşa ve Pazarlı Höyük ile birlikte, Çorum Müzesi’nin 1968’deki ilk açılışında sergilenen dört ana kazı alanından biri olarak müzenin kuruluş anlatısında yer alır.