15.-17. Yüzyılda Çorum: Nüfus, Yönetim ve Sancak

Çorum’un eski adı, fethi ve il oluşuna dek uzanan genel tarihçesi Tarihçe sayfasında; Osmanlı dönemine ait çarşı, esnaf ve konut hayatı ise Osmanlı Çorumu’nda Esnaf, Çarşı ve Evler sayfasında ele alınmıştır. Bu sayfa, Çorum Tarihi kitabının Suraiya Faroqhi imzalı üçüncü bölümüne (s. 93-114) dayanarak, 15.-17. yüzyıllarda Çorum’un nüfusunu, sancak-kaza yapısını ve idari görevlilerini konu alır. Kitaba göre bu dönem için en sağlam kaynak, Osmanlı tahrir (sayım) defterleri ile 1595-97 yıllarına ait Çorum şeriyye sicilidir; 17. yüzyılın ilk yarısı için Evliya Çelebi ve Kâtip Çelebi’nin verdiği bilgilerle yetinilmiş, 1650-1800 arası için ise elverişli bir kaynak bulunamamıştır (Çorum Tarihi, s. 95-96).
Kentsel nüfusun hızlı büyümesi
Tahrir defterleri, belirli aralıklarla vergi veren nüfusu köy ve mahalle bazında kaydeder; bekârlar (mücerred) çıkarıldığında geriye kalan hane sayısının ortalama beş kişiyle çarpılmasıyla toplam nüfus tahmin edilir (Çorum Tarihi, s. 96-97). Fatih döneminden kalma en eski Çorum tahriri (860H/1455-56), Umur Bey tarafından hazırlanmış olup kentte altı mahalle ve 438 vergi veren kişi kaydeder; buna göre Çorum’un toplam nüfusunun 2200’ü geçmediği tahmin edilir. Bu dönemde bölgenin en büyük kenti kesinlikle Tokat’tı (vergi veren nüfus ~3000); Çorum ise Samsun ile birlikte ancak üçüncü kademede bir merkezdi, ama Zile, Taşköprü veya Boyabat gibi küçük pazar kasabalarına kıyasla küçümsenmeyecek bir yerleşmeydi (Çorum Tarihi, s. 97-98).
Kitaba göre Çorum, 1455 ile Kanuni’nin ilk yılları (1520’ler) arasında olağanüstü hızlı büyümüş, Merzifon ve Kastamonu’nun düzeyine ulaşmıştır; bu büyümenin bir nedeni olarak bölgedeki konar-göçer nüfusun toprağa yerleşmesi gösterilir. III. Murad dönemine (16. yüzyıl sonu) gelindiğinde Çorum’un nüfusu elli yılda yaklaşık yüzde yüz artmış, kent Amasya’yı bile az bir farkla geçmiştir; bu tarihte Tokat’tan sonra Kuzey-Orta Anadolu’nun en önemli merkezleri arasında Çorum, Kastamonu ve Amasya sayılmaktadır (Çorum Tarihi, s. 98-99). Doğal artışın yanında, İran savaşları yüzünden Doğu Anadolu’dan gelen göçmenler de kentin büyümesinde rol oynamış; 16. yüzyıl sonunda Çorum’da bir “Şarkiyan” (doğulular) mahallesinin bulunması bu göçün izidir (Çorum Tarihi, s. 99). Kentin nüfusu neredeyse tamamen Müslümandı: Fatih dönemi sayımlarında hiç gayrimüslim geçmez, 16. yüzyıl başında yalnızca 14 haneli küçük bir Yahudi cemaati görülür, 1576-77’de ise bu topluluk da kayıtlardan kaybolmuştur (Çorum Tarihi, s. 99). Kitap, 16. yüzyıl sonunda Çorum’un nüfusunun 10.000’e yaklaştığını, bunun döneminin ölçülerine göre “orta kentler arasında başta gelen” bir büyüklük olduğunu belirtir; 17. yüzyıl ortasında Çorum’a uğrayan Evliya Çelebi’nin aktardığı 4300 ev rakamı ise (17.000-22.000 kişiye denk gelir) kitapta Celali isyanları döneminin istikrarsızlığı nedeniyle temkinle karşılanır (Çorum Tarihi, s. 99-100).
Sancak nüfusu
Kanuni döneminin ilk yıllarına ait icmal defterine göre Çorum sancağında 21.216-21.670 dolayında vergi veren kişi kayıtlıydı; bunun yaklaşık 6840’ı bekar, geri kalanı evliydi. Farklı hesaplama yöntemleriyle, kitap Kanuni döneminin başında Çorum sancağının toplam nüfusunun 80.000 dolayında olduğunu öne sürer (Çorum Tarihi, s. 100-101). Huri İslamoğlu-İnan’ın araştırmasına göre Çorumlu, Demirli Karahisar ve Katar kazalarının nüfusu 1520-30 ile 1576 arasında elli-altmış yılda yaklaşık yüzde yüz artmıştır (Çorum Tarihi, s. 101). 16. yüzyılın son yıllarına ait avarızhane (vergi birimi) listelerinden hareketle kitap, sancaktaki vergi veren nüfusun 35.000-50.000, toplam nüfusun ise 100.000 ile 200.000 arasında olabileceğini, ancak bu tahminlerdeki hata payının yüksek olduğunu belirtir (Çorum Tarihi, s. 102-103).
Vilayetten sancağa: idari yapının gelişimi
Fatih dönemi tahririnde Çorum yalnızca “nefs-i şehir” olarak geçer ve dönemin diliyle bir “vilayet” (bugünkü nahiyeye yakın küçük bir idari birim) merkezidir; belgede “sancak” sözcüğü hiç geçmez, bu nedenle kentin 15. yüzyılın ikinci yarısında sancak merkezi olup olmadığı bilinmemektedir (Çorum Tarihi, s. 103). Kanuni Süleyman’ın ilk yıllarına ait bir icmal defterinde ise Çorum, Çorumlu, İskilip, Osmancık, Demirli Karahisar ve Katar kazalarından oluşan bir sancak merkezi olarak görülür; her kazada bir kadı bulunmaktadır (Çorum Tarihi, s. 103-104). 1590’da Osmancık kazası Canik (Samsun) sancağına bağlı gösterilse de, 1595-96 tarihli şeriyye sicili kayıtlarında Saz, Sakız ve Mihmadselam adlı üç yeni kaza daha eklenmiş; 1637-38 yılına ait bir vergi defterinde ise sancak sekiz kazadan oluşmaktadır: Çorum, İskilip, Katar, Osmancık, Demirli Karahisar, Saz, Sakız ve Mihmadselam. Kitap, İskilip ve Osmancık’ın bu dönem boyunca hep Çorum’a bağlı kaldığını, komşu Amasya’nın ise sancağın hiçbir parçasını kendine çekemediğini, bunun Çorum’un 16.-17. yüzyıllarda gelişmekte olan bir merkez olduğunun göstergesi sayılabileceğini belirtir (Çorum Tarihi, s. 104-105).
Sancakbeyi, kadı, muhtesip ve dizdar
Sancağın en üst görevlisi sancakbeyi, hem askeri (tımarlı sipahileri sefer için toplamak, sancağı eşkıyadan korumak) hem mali görevler üstlenirdi; sık sık yaptığı “devre” adlı denetim gezileri, köylülerin şikayetine konu olurdu. 1595-96 civarında sancakbeyi Cafer Bey’in Çorum ve çevre köylerden karşılıksız 2400 kilo arpa, 700 araba odun ve saman toplattığı; Çorumluların onu İstanbul’a şikayet ettiği ve kadının kendisine 62.000 akçe borç çıkardığı belgelerde kayıtlıdır (Çorum Tarihi, s. 105-107). Kadı, sancaktaki en etkili ikinci kişiydi; geç 16. yüzyılda Çorum kadılarının genellikle mülk sahibi, varlıklı kişiler olduğu görülür — 1595’te atanan kadı Mehmet Efendi kısa sürede Kubbeli Mahallesi’nde iki ev ve bir bahçe satın almıştır (Çorum Tarihi, s. 107-108). Aynı dönemde kentin günlük işlerinde en sık adı geçen kişi ise “şehir kethüdası” Yusuf b. Maksud’du; vakıf mütevilliği, kiracı bulma ve halk-sancakbeyi arasındaki davalarda aracılık gibi çok yönlü roller üstlenmiştir (Çorum Tarihi, s. 108).
Pazar ve çarşı denetiminden sorumlu muhtesip, maaş almadan çalışır, sancakbeyine ödediği yıllık bedelin üzerinde kalan geliri kâr olarak alırdı; bu bedel Kanuni döneminin başında 10.000 akçeyken 1576-77’de (kapan ve damga vergileriyle birlikte) 70.000 akçeye, 1596’da ise 115.000 akçeye çıkmıştır — kitap bu artışı hem enflasyona hem Çorum çarşısındaki ticari canlanmaya bağlar (Çorum Tarihi, s. 108-109). Dizdar (kale komutanı) Yusuf ise Celali isyanları döneminde eşkıya reisi Canfedaoğlu’nu kaleden kaçırmakla ve kaledeki barutun kaybolmasıyla suçlanmış; benzer bir olay birkaç yıl sonra İskilip dizdarının başına gelmiştir. Bu olaylardan sonra Çorum ayan ve eşrafı, hazineden 120.000 akçe destekle kaleye ek bir dış sur yaptırmış, inşaatı merkezden gönderilen uzman Behzad Çavuş yönetmiştir (Çorum Tarihi, s. 109-110).
Osmanlı’nın günlük hayattaki maddi talepleri
Çorum şeriyye sicili, 1595-97’deki Eğri seferi sırasında kentten istenen olağanüstü vergi ve hizmetleri ayrıntılarıyla kaydeder: düşük gelirli sipahilerden bedel karşılığı sefer muafiyeti, miri develer için toplanan arpa ve saman (1595-96’da en az 35 katar, yani 200’den fazla deve için 3000 kilo arpa ve 3000 torba saman), donanma için peksimet ve sadeyağ (vukiyesi 16 akçelik narhtan padişaha “hürmeten” 14 akçeye indirilerek), Sinop ve Samsun tersaneleri için Mihmadselam köylülerinden istenen kereste ve donanmaya kürekçi tedariki (12-20 haneden bir kişi) bunlar arasındadır (Çorum Tarihi, s. 111-114).
Kaynaklar
- Çorum Tarihi, 5. Hitit Festivali Komitesi; yay. haz. Çorum Belediyesi Kent Arşivi, 3. baskı, Çorum Belediyesi Kültür Yayını, Çorum 2020, ISBN 978-605-84272-4-2 (2. Bölüm: “Fatih Döneminden Evliya Çelebi Seyahatine Kadar Çorum”, Suraiya Faroqhi), s. 93-114. https://www.corum.bel.tr/public/uploads/2026/01/corumtarihi.pdf
Sık sorulan sorular
Çorum ne zaman Osmanlı sancak merkezi oldu?
Çorum Tarihi kitabına göre Fatih dönemine (1455-56) ait ilk tahrir defterinde Çorum bir 'vilayet' (o dönemde nahiyeye yakın anlamda küçük bir idari birim) merkezi olarak geçer; Kanuni Süleyman'ın ilk yıllarında hazırlanan bir icmal defterinde ise Çorumlu, İskilip, Osmancık, Demirli Karahisar ve Katar kazalarından oluşan bir sancak merkezi olarak görülür. 1455-1522 arası için kaynak bulunmadığından sancağın tam kuruluş tarihi bilinmemektedir (Çorum Tarihi, s. 103-104).
16. yüzyılda Çorum'un nüfusu ne kadardı?
Çorum Tarihi'nin aktardığı tahrir defteri verilerine göre Çorum kentinin (yalnızca kent, sancak değil) nüfusu 1455-56'da yaklaşık 2200 kişiyi geçmiyordu; III. Murad döneminde (16. yüzyıl sonu) ise yaklaşık 10.000'e ulaşmış, bu da kenti döneminin ölçülerine göre orta kentler arasında başa taşımıştır (Çorum Tarihi, s. 96-99).