Âşıkpaşazade

Âşıkpaşazade (asıl adı Derviş Ahmed, mahlası Âşıkî), Osmanlı tarihçiliğinin ilk standart eserlerinden sayılan Tevârîh-i Âl-i Osmân’ın müellifidir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki maddeye göre kendi ifadesiyle 803 (1400) yılı civarında, Amasya sancağının Mecitözü kazasına bağlı Elvan Çelebi köyünde doğmuştur — Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün resmî listesinde geçen 1392 tarihinden farklı olarak, akademik kaynak doğum yılını 1400 civarına yerleştirmektedir.
Soyu ve Adı
Âşıkpaşazade, adını mensup olduğu ailenin büyük atası, Garibnâme’nin şairi Âşık Paşa’dan alır; ancak TDV’nin kullandığı ifadeye göre Âşık Paşa onun “büyük dedesi”dir, yani resmî listede geçen “Âşık Paşa’nın torunu” tanımı aile ağacındaki gerçek uzaklığı tam yansıtmaz — aradan birkaç kuşak geçmiştir. Babası tarafından, Âşık Paşa’nın oğlu ve Mecitözü’ndeki Elvançelebi köyünün kurucusu Elvan Çelebi’nin soyundan gelir.
Hayatı
Küçük yaşından itibaren tekke çevresinde yetişen Âşıkpaşazade, gençliğinde bir süre Geyve’de Yahşi Fakih’in yanında kaldı; Fetret Devri olaylarına ve II. Murad ile Düzmece Mustafa arasındaki mücadeleye tanıklık etti. Bir dönem Konya’da Sadreddin Konevî Zâviyesi’nde misafir kalıp Şeyh Abdüllatîf el-Kudsî’den icazet aldı. 1437’de hacca gitti, dönüşte Mısır’a uğradı; daha sonra bir süre Üsküp’te yaşadı. II. Murad’ın bazı seferlerine katılarak onun iltifatını kazandı, Fatih Sultan Mehmed’in 1457’de Edirne’de düzenlediği şehzade sünnet şenliklerinde bulundu. 1469-70’te kızı Râbia’yı müridi Şeyh Seyyid Velâyet’le evlendirdi.
Tevârîh-i Âl-i Osmân
Hayatının son yıllarına doğru yazmaya başladığı tarihini tamamladığı 1484’te yaklaşık seksen beş yaşındaydı; büyük olasılıkla bu tarihten kısa süre sonra vefat etti. Eser, Yıldırım Bayezid dönemine kadarki kısmı Yahşi Fakih’in menâkıbnâmesine, II. Murad ve Fatih dönemlerini ise doğrudan kendi gözlemlerine dayanır; Osmanlı’nın kuruluşundan Fatih devrinin sonlarına kadar gelir. Konuşma diline yakın sade üslûbuyla asker ve orta tabaka arasında okunmak üzere yazılmış olan Tevârîh-i Âl-i Osmân, ilk standart Osmanlı tarihlerinden biri sayılır ve daha yazıldığı devirde Neşrî’nin Cihannümâ’sına kaynaklık etmiştir. Mezarının, muhtemelen İstanbul Haydar mahallesinde büyük dedesi Âşık Paşa adına yaptırdığı caminin haziresinde olduğu düşünülmektedir.
Mecitözü’ndeki İzleri
Âşıkpaşazade’nin doğduğu ve büyüdüğü Elvançelebi köyündeki zaviye, dedesi Elvan Çelebi’nin 1352’de kurduğu bir tasavvuf merkeziydi (Elvan Çelebi Zaviyesi). TDV’ye göre Âşıkpaşazade bir dönem yine bu zaviyede yaşamış, II. Murad ile Düzmece Mustafa arasındaki saltanat mücadelesinde buradan II. Murad’a destek sağlamıştır.