İskilipli Âlimler

İskilip, Osmanlı döneminde birden fazla şeyhülislam yetiştirmiş nadir Anadolu kasabalarından biridir. Bu sayfada, kendi başlarına ayrı bir sayfa açacak kadar ayrıntılı kaynağı bulunmayan ya da esas önemi bir aile/gelenek bağlamında anlaşılan İskilipli âlimler bir arada ele alınıyor. Şeyhülislamlar Ebussuud Efendi ve Sun’ullah Efendi için ayrı sayfalar mevcuttur; bu isimlerin tümü İskilipli Âlimler Müzesi’nde de anılmaktadır.
Ali Kuşçu ve İskilip Bağı
Ali Kuşçu (1403-1474), 15. yüzyılın en önemli Türk astronomi ve matematik bilginlerinden biridir. Semerkant’ta doğmuş, Uluğ Bey’in gözlemevinde yetişmiş, sonradan Fatih Sultan Mehmed’in daveti üzerine İstanbul’a gelerek Sahn-ı Semân Medresesi’nin baş müderrisliğine kadar yükselmiştir. Ali Kuşçu’nun kendisinin İskilip’te yaşadığına veya doğduğuna dair bağımsız bir kaynak bulunmuyor; İskilip’le bağı dolaylı ve ailevidir: TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kardeşi Mustafa el-İmâdî, İskilip’e bağlı İmâd köyünde yerleşmiş olan Şeyh Yavsî’nin babasıdır — yani Ali Kuşçu, Şeyh Yavsî’nin amcasıdır ve dolayısıyla Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin de yakın akrabasıdır. İskilip Belediyesi’nin kendisini “İskilipli âlimler” arasında sayması bu aile bağına dayanır; bu nedenle Ali Kuşçu’nun biyografisi, kendi hayatından çok akrabalık zinciri üzerinden İskilip’le ilişkilendirilmektedir.
Şeyh Yavsî (Muhyiddin Muhammed)
Asıl adı Muhyiddin Muhammed olan Şeyh Yavsî, Ebussuud Efendi’nin babası ve II. Bayezid’in “hünkâr şeyhi” olarak anılan yakın çevresinden bir Bayramî-Şemsî şeyhidir. İskilip’e bağlı İmâd (Direklibel) köyünde doğmuş, kendi adını taşıyan ve bugün de ayakta olan Şeyh Muhiddin Yavsi Camisi’ni İskilip’in Meydan Çarşısı’nda yaptırmıştır. Mezarı, oğlu tarafından genişletilen bu caminin içindedir ve İskilip’te sıkça ziyaret edilen manevi mekânlardan biridir.
Molla Cafer Çelebi
Kanuni Sultan Süleyman döneminin tanınmış âlimlerinden Molla Cafer Çelebi, İskilip Belediyesi’nin aktardığına göre 1488’de İskilip’te doğmuş, küçük yaşta İstanbul’a giderek tahsilini burada tamamlamıştır. Medreselerde müderrislik yaptıktan sonra Anadolu Kazaskeri olmuş ve bu görevden emekli olmuştur. TDV İslâm Ansiklopedisi de oğlu Sun’ullah Efendi’nin maddesinde onu “İskilipli Molla Câfer Çelebi” olarak doğrular. Ömrünün son yıllarını Üsküdar’da ibadet ve ilimle geçiren Molla Cafer Çelebi, 1570’te vefat etmiş ve şeyhi Muslihiddîn-i Sirozî’nin Eyüp’teki kabri yanına defnedilmiştir.
Şeyh Muslihiddîn Attar
İskilip Belediyesi’nin kaynağına göre Şeyh Muslihiddîn Attar, Akşemseddin’in İskilip’e armağan ettiği halifelerden biridir ve 40.000 müride ulaştığı aktarılan geniş bir irşad çevresine sahip olmuştur. İskilip’te kendisine ait bir mescit, medrese, tekke ve hamam bulunduğu bilinir; bu rakam ve ayrıntılar için bağımsız akademik doğrulama bulunmadığından temkinle aktarılmaktadır.
Hacı Karani (Şeyh Muhammed Abdülbaki Efendi)
Hacı Karani, İskilip doğumlu olup babasının güreşçilik mesleğine rağbet etmeyip İstanbul’a giderek ilim tahsiline yönelmiş, akrabası Ebussuud Efendi’den akli ve nakli ilimler okumuştur. Şâbân-ı Velî Tekkesi’nde on bir yıl şeyhlik yapan Hacı Karani, cuma günleri muteber tefsir kitaplarından Kur’an ayetlerini tefsir ederek halkı irşad etmiş, İskilip’te vefat etmiştir. Kabri, İskilip’teki Hacı Karani Mezarlığı’ndadır.
Müzede Anılan Diğer İsimler
İskilipli Âlimler Müzesi, yukarıdaki isimlerin yanı sıra 35 kadar İskilipli âlimin daha listesini barındırıyor; bu isimlerin çoğunun hayat hikâyesi henüz derlenmiş/yayımlanmış bağımsız bir kaynağa sahip değil ve bu sayfada ayrıntılandırılmamıştır. Daha fazla bilgi için İskilipli Âlimler Müzesi sayfasına bakılabilir.