Hattuşa Nişantaş, Sarıkale ve Yenicekale

Nişantaş (Nişantepe), Sarıkale ve Yenicekale, Boğazkale sınırlarındaki Hattuşa antik kentinin Yukarı Şehir’inde kaya kütleleri üzerinde yükselen yapılardır. UNESCO’nun tanımı, Yukarı Şehir’in ortasında kayalık tepeler üzerine yerleştirilmiş sur kalıntılarının Hitit kaya duvarcılığının inceliğine tanıklık ettiğini, imparatorluk döneminin bilinen en uzun Hitit hiyeroglif yazıtının da Nişantepe’de bulunduğunu belirtir.

Nişantaş yazıtı

Ankara Üniversitesi ders notlarına göre Nişantaş adını, kayalığa Luvi hiyeroglifiyle yazılmış yazıttan alır. Yazıt 8,5 m uzunluğunda ve 11 satırdır; düzeltilmiş kaya yüzeyine işlenmiştir, ancak açıkta kaldığı için iyice aşınmış ve içeriği tam olarak anlaşılamamıştır. Notlara göre kesin olan, yazıtın Hattuşa’nın bilinen son Büyük Kralı II. Şuppiluliuma’ya ait olduğudur. Büyük olasılıkla kral, babasının anısına yaptırdığı bir anıttan (Yazılıkaya açık hava tapınağındaki B Odası) ve Kıbrıs’a (Hititlerin Alaşiya dediği ada) çıkarma yaptığı deniz savaşı gibi diğer işlerinden söz eder. Notlar, zengin bakır yatakları nedeniyle Alaşiya’nın sık sık akınlara uğradığını ekler.

Nişantaş da Sarıkale ve Yenicekale gibi üzerinde büyük bir yapı bulunan kaya bloğudur. Notlara göre kaya yüzeyindeki temel yataklarından ve tek tük taş bloktan duvarların doğrultusu saptanabilir. Kayalığın önündeki yıkıntının altında, bir kapıya ait sfenksli bloklar bulunmuştur; bu bloklarda, Yerkapı’daki Sfenksli Kapı’nın dış sfenkslerinde olduğu gibi yalnızca gövdenin ön kısmı işlenmiştir. Yukarı çıkan bir rampanın üst ucundaki bu kapı sivri kemerliydi ve kaya bloğunun üstündeki yapı kompleksine buradan girilirdi. Notlar, kaya blokları üzerindeki diğer yapılar gibi bu yapının da işlevinin bilinmediğini yazar.

Nişantaş’ın kuzeyinde, Büyükkale kral sarayının hemen önündeki alanda bazı resmî binalar bulunuyordu. Notlara göre “Batı Yapısı”nın yalnızca bodrum katına ait birkaç duvar kalmıştır; bu bodrum odalarında Hitit Büyük Kralları’nın ve memurlarının kil üzerine mühür baskısı olan 3000’in üzerinde “bulla” bulunmuştur. Yangında her şey yanıp kül olmuş, ateşle pişen kil bullalar günümüze ulaşmıştır. Saray için bkz. Hattuşa Büyükkale.

Sarıkale

Ankara Üniversitesi notlarına göre Sarıkale kompleksine, bastionlu bir surun görülebildiği arka taraftan (güneydoğudan) girilirdi. Şehrin hemen hemen ortasında yer alan ve biçimiyle göze çarpan bu kayalığın üzerindeki yapının özel bir işlevi olduğu belirtilir. Sarıkale üzerindeki Hitit yapısı erozyon ve Bizans dönemindeki inşaat faaliyetleri yüzünden çok tahrip olmuştur. Bizans döneminde bu kayalık yeniden kullanılmış ve yeni bir surla çevrilmiştir; notlar bu kullanımı, güneydoğudaki düzlükte kurulan Bizans yerleşiminin beyinin oturduğu yapı kompleksi olarak görmenin mümkün olduğunu yazar.

Yenicekale

Notlara göre Yenicekale, 30 numaralı tapınağın aşağısında, Aslanlı Kapı’nın yaklaşık 150 m kuzeydoğusunda bir kaya kütlesi üzerindedir. Doğal kaya kütlesinin üstü işlenmiş ve yanları duvarla örülerek yapay bir düzlük oluşturulmuştur. Dış duvarın korunan yüksekliği 7 m’dir ve taşlarının iki, üç tondan ağır olduğu belirtilir. Yaklaşık 25x28 m ölçülerindeki kayalık düzlükte küçük bir sarnıç ile duvar temelleri günümüze gelmiştir; bunlar kompleksin işlevi hakkında fazla bilgi vermez. Aslanlı Kapı için bkz. Hattuşa Aslanlı Kapı ve Kral Kapı.

Kaya üstü yapıları

Ankara Üniversitesi notları, Hitit metinlerinde kültle, özellikle ölü kültüyle ilgili “kaya üstü yapılarından” sıkça söz edildiğini; bu ifadeyle Sarıkale, Yenicekale ve Nişantaş’taki gibi yapıların kastedilmiş olabileceğini yazar. Sarıkale ile karşılaştırıldığında daha küçük olan Yenicekale için de aynı olasılık anılır.

Hiyeroglifli Oda

Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün Hattuşa kitabı, Büyükkale’nin güney tarafında, kült işlevi gördüğü ve hiyeroglif yazıtında yeraltı dünyasına açılan kapı olduğu yazılan 2 numaralı odayı (Hiyeroglifli Oda) anar. Odanın Hitit Kralı II. Şuppiluliuma tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır; duvarlarındaki yazıt kralın icraatlarını ve odanın işlevini anlatır. Odanın en derin yerinde Güneş Tanrısı güç asasıyla betimlenmiştir; yazıtın karşısında Şuppiluliuma’nın bir kabartması vardır. Odanın altına kadar uzanan su kanalları kitaba göre gizemini korumaktadır.

Ek kaynaklar

Hitit Anıtları sitesi (BOĞAZKÖY 5 kaydı) Nişantaş yazıtının kayanın düzeltilmiş kuzeydoğu yüzüne kabartma olarak işlendiğini, yaklaşık 9 m uzunlukta ve 2 m yükseklikte olduğunu yazar (yukarıda Ankara Üniversitesi notlarından aktarılan değer 8,5 m idi). Orijinal olduğu düşünülen düşey bir çatlak yazıtı ikiye böler: sağdaki bölümde (A) 11, soldaki bölümde (B) yalnızca 5 satır seçilir ve iki bölümün tek metin mi iki ayrı metin mi olduğu belirsizdir. Kayıt, A bölümünün üst satırlarının II. Şuppiluliuma dönemine işaret ettiğini, bağlamın büyük olasılıkla bu kralın ve babası IV. Tuthaliya’nın askerî zaferleri olduğunu, bu kralın kil tabletlerden bilinen bir metninde geçen “ebedî kaya tapınağı” ve orada yazılı bir yazıt anışının Nişantepe ile Nişantaş’a gönderme olabileceğini belirtir. Marazzi ve Schachner’in (2024) DAI raporuna göre 3B tarama ve görselleştirme yöntemleri, erozyon yüzünden çıplak gözle seçilemeyen işaret dizilerinin okunmasına ve okunamaz sayılan yazıtın büyük bölümünün yeniden kurulmasına olanak vermiştir. UNESCO için hazırlanan ICOMOS değerlendirmesi (1986) de Nişantepe’de, Büyükkale ile Kral Kapı arasında, son Hitit kralı II. Şuppiluliuma’nın taş yazıtından söz eder.

Nişantepe’de “Batı Yapısı” içinde ve çevresinde 1990-1991 kazılarında bulunan mühürlü buluntuların sayısını Jared L. Miller’ın tanıtım yazısı, Herbordt, Bawanypeck ve Hawkins’in 2011 tarihli yayınına dayanarak yaklaşık 3.430 nesne olarak verir (Ankara Üniversitesi notlarında “3000’in üzerinde bulla”). Yenicekale için Naki Akçar ve arkadaşlarının (Andreas Schachner dahil) 2009 tarihli kozmojenik klor-36 çalışması, Hitit duvarcılarının kireçtaşı tepeciğin üstünü düzleştirip kenarlarına bir çevre duvarı ördüğünü, kayadan yalnızca yaklaşık 3 m kaldırıldığını, duvar bloklarının bir kısmının mikrofasiyes olarak alttaki kireçtaşından farklı olduğunu ve bu blokların başka yerlerden getirilmiş olabileceğini yazar. Yapının beklenen inşa tarihi yaklaşık 3,2-3,7 bin yıl öncesidir; ancak ölçülen maruz kalma yaşları kayada önceden birikmiş (devralınmış) klor-36 nedeniyle bundan çok daha yaşlı çıktığından yapı bu yöntemle doğrudan tarihlenememiştir.

Hiyeroglifli Oda’yı Hitit Anıtları sitesi (BOĞAZKÖY 20-21 kayıtları) Doğu Havuzları setinin kuzey köşesindeki “II. Oda” olarak anar; oda 1988’de kazılmış ve Peter Neve yönetiminde özgün haline getirilmiştir. Sitenin tarifine göre arka duvarda kanatlı güneş diskinin altında rahip giysili bir erkek kabartması vardır (Güneş Tanrısı ya da rahip rolündeki kral olabilir), sol duvarda mızraklı bir erkek figürü ve “Büyük Kral Şuppiluliuma” yazılı bir etiket, sağ duvarda ise yedi bloğa işlenmiş uzun bir yazıt bulunur. Yazıt kralın çoğunlukla Batı Anadolu’daki askerî seferlerini anlatır; son cümlesinde “ilahi bir toprak yol” yaptırdığından söz edilmesi, yapının yeraltı dünyasına sembolik bir giriş olarak kullanıldığı yorumuna yol açmıştır. Site, çoğu araştırmacının adı geçen kralı II. Şuppiluliuma saydığını, yazının arkaik özelliklerine dayanarak I. Şuppiluliuma önerisinin de bulunduğunu yazar.

Kaynaklar

Yapay zekâ ile

Çorum'u sorarak keşfedin

Tüm araçlar ve kurulum

Soru sorarak arayın

“Hititlerin başkenti neresiydi?” gibi bir cümle yazın; anlamca en yakın sayfalar gelsin.

Aramayı aç ⌘K

Asistanınıza bağlayın

MCP sunucusuyla Claude, ChatGPT, Cursor ve VS Code sitede arama yapıp kaynak göstererek yanıt verir.

Kurulum adımları

llms.txt

Yapay zekâ modelleri için hazırlanmış site haritası ve tüm içerik özetleri tek dosyada.

Dosyaları gör

Uygulama olarak yükleyin

Ana ekrana ekleyin; gezdiğiniz sayfalar ören yerinde çekim olmasa da açılır.

Nasıl yüklenir?

Bir yer, yemek ya da konu yazın; ya da “Hititlerin başkenti neresiydi?” gibi bir soru sorun.