Yazılıkaya
Yazılıkaya, Boğazkale ilçesinde, Hitit başkenti Hattuşa’nın kuzeydoğusunda yer alan açık hava kaya tapınağıdır. UNESCO kaydı, iki doğal kaya odasından oluşan bu kutsal alanı Hattuşa Dünya Mirası alanının bir parçası olarak sayar ve konumunu başkentin 2 km kuzeydoğusu olarak verir; Hitit Anıtları sitesi mesafeyi yaklaşık 1,5 km olarak yazar.
Yapısı
UNESCO’ya göre Yazılıkaya, bir dağ setinin yamacında, ana kayaya oyulmuş iki doğal odalı bir açık hava tapınağıdır. Oda duvarları, tanrı ve tanrıçaların ve Büyük Kral IV. Tuthaliya’nın figürlerini gösteren, Hitit kabartma sanatının en zengin ve en çarpıcı örnekleriyle kaplıdır. Hitit Anıtları sitesi, odaların üstünün hiçbir zaman örtülmüş olduğuna dair bir işaret bulunmadığını yazar.
Türkiye Turizm Ansiklopedisi (Yılmaz, 2019), alanı MÖ 14. ve 13. yüzyıllarda, Hititlerin en güçlü olduğu dönemde başkentin en önemli kutsal yerlerinden biri olarak tanıtır ve A ile B odalarında 64 tanrı ve tanrıça kabartmasından söz eder.
A Odası
Daha büyük olan A Odası’nda, Hitit tanrı ve tanrıçaları karşılıklı uzun sıralar hâlinde kaya üzerine işlenmiştir. Hitit Anıtları sitesine göre erkek tanrılar duvarın sol, tanrıçalar sağ tarafında yer alır; sıralar, merkezde buluşan Fırtına Tanrısı Teşub ile Güneş Tanrıçası Hepat tarafından yönetilir. Türkiye Turizm Ansiklopedisi bahar bayramlarının ve Hitit krallarının tahta çıkış ritüellerinin bu odada yapıldığının düşünüldüğünü yazar; Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 2017 tarihli kitabı ise A Odası’nda bayram kutlamaları yapıldığını belirtir ve Yazılıkaya’da kutlanan en önemli bayramlar arasında Çiğdem Bayramı (An-Tah-Sum-Sar) ile Purilliya Bahar Bayramı’nı sayar.
B Odası
Dar bir geçitle ulaşılan daha küçük B Odası’ndaki kabartmaların IV. Tuthaliya’nın ölü kültüyle ilgili olduğu tahmin edilir (Türkiye Turizm Ansiklopedisi). Hitit Anıtları sitesi, odanın büyük olasılıkla Tuthaliya IV için oğlu II. Şuppiluliuma tarafından MÖ 13. yüzyılın sonunda adanmış bir anıt şapel olduğunu, odada on iki yeraltı tanrısı alayının ve Tanrı Şarruma’nın Tuthaliya’yı kucakladığı kabartmanın bulunduğunu yazar. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün kitabı B Odası’nın ölüm sonrası yaşamla ilgili törenlerde kullanıldığını belirtir.
Keşfi ve araştırılması
Türkiye Turizm Ansiklopedisi’ne göre Charles Texier’i Boğazköy’de en çok heyecanlandıran şey Yazılıkaya kabartmaları olmuştur. Nermin Atila’nın (2026) Osmanlı arşivlerine dayanan makalesi, alanın araştırma tarihini şöyle özetler:
- 1855: Andreas Mordtmann ve Heinrich Barth Yazılıkaya’da toprak altında kalan bazı yerleri açığa çıkarmış, Barth Texier’in gravürlerinden yararlanarak planı yeniden çizmiştir (Türkiye Turizm Ansiklopedisi bu sondajları 1858’e tarihler).
- 1882: Karl Humann kabartmaların alçı kalıplarını alıp Berlin’e göndermiştir.
- 1893-1894: Ernest Chantre Yazılıkaya’da kazı yapmıştır (Türkiye Turizm Ansiklopedisi).
- 1907: Ankara Vilayeti Salnamesi, Yazılıkaya’daki beyaz kayalıklar üzerine işlenmiş kabartmaları tarif eder.
Kazı sürecinin genel çerçevesi için Hattuşa kazı tarihi sayfasına bakılabilir.
Ek kaynaklar: sayılar, tarihleme ve işlev
Kabartma sayısı kaynaklara göre değişir. Tayfun Bilgin’in Din Tarihi Veri Tabanı kaydı (2021) A odasındaki ana kabartma grubunda 63 tanrı sayar; Eberhard Zangger ve Rita Gautschy (2019), Seeher (2011) ve Bittel’in çalışmalarına dayanarak A odasında 64 tanrı kabartması, tüm kutsal alanda ise tanrı, insan, hayvan ve melez figürlerden oluşan 90’dan fazla kabartma anar (yukarıda Türkiye Turizm Ansiklopedisi’nden 64 sayısı aktarılmıştı). Aynı makale A odasının yaklaşık 30 m uzunlukta olduğunu, figürlerin hepsinin kuzeye baktığını, Teşub’un Namni ve Hazzi dağ tanrıları üzerinde, Hebat’ın bir leopar üzerinde betimlendiğini, arkalarında oğulları Şarruma ile kızları Allanzu ve Kunzişalli’nin yer aldığını yazar; Bilgin, Luvi hiyeroglifi etiketlerinin tanrıları Hititçe değil Hurrice adlarıyla andığını, bunun 13. yüzyılda Hitit sarayında Hurri kült geleneğinin etkisini gösterdiğini belirtir. Zangger ve Gautschy’ye göre B odası 18 m uzunluğunda bir yarıktır (güney ucunda 2,15 m, kuzeyde 4,5 m genişlikte; duvarlar 12 m’ye kadar yükselir; girişteki yapay geçit en dar yerinde 80 cm); kılıç tanrısı kabartmasının boyu bu makalede 3,4 m, Bilgin’de 3,5 m verilir. Bilgin A odasında 2,60 m yüksekliğinde bir IV. Tuthaliya kabartması da anar. Marazzi ve Schachner’in (2024) 3B tarama çalışması B odasının doğu duvarında daha önce bilinmeyen, kuzeye bakan bir kadın figürünün varlığını göstermiştir.
Tarihleme için Zangger ve Gautschy, bugün görülen kabartmaların IV. Tuthaliya döneminde (makaledeki tarihlerle yaklaşık MÖ 1236-1215) oyulduğunu yazar; makalenin yapı evreleri bölümü ise A odası kabartmalarını III. Hattuşili dönemiyle (yaklaşık MÖ 1266-1236) ilişkilendirir. Odaların önündeki bina topluluğunu Seeher’in (2011) çözümlemesine dayanarak üç evre olarak verir: ilk evre (kapı yapısı) olasılıkla MÖ 1500’e kadar geri gider, tapınak binaları MÖ 13. yüzyılda iki evrede genişletilmiştir; Bilgin de alanın en az MÖ 1500’den beri kullanıldığını, kabartmaların oyulmasıyla önem kazandığını yazar. B odasındaki 81 numaralı kabartmada IV. Tuthaliya yuvarlak başlıkla betimlenir; makaleye göre bazı araştırmacılar bunu olağan rahip giysisi sayar, bazıları tanrılaşmış ölü kralın göstergesi olarak görür ve ikinci durumda kabartma oğlu II. Şuppiluliuma döneminde yapılmış olur.
İşlev konusunda Zangger ve Gautschy, Seeher’in (2011) kutsal alanın hangi işlevi gördüğünün bugün hâlâ açık olmadığını yazdığını aktarır ve öne sürülmüş görüşleri sıralar: Haas ve Wäfler’e göre itkalzi ritüelinin yapıldığı yer; Haas’a göre A odası taç giyme töreni, B odası kraliyet atalarının tapıldığı bir hekur yeri; bazı uzmanlara göre IV. Tuthaliya’nın mezarı. Bilgin, A odasının dönemsel kült bayramları için kullanılmış olabileceğini, B odasının ise IV. Tuthaliya için bir anıt ya da mezar işlevi gördüğünü yazar. Zangger ve Gautschy kendi önerileri olarak A odasındaki kabartma gruplarının gün, ay ve güneş yılını izlemeye yarayan bir takvim işlevi gördüğünü ileri sürer. Aynı makaleye göre kabartmaları ilk yayımlayan Charles Texier’dir (1834); kazılar 1931-1939 ve 1966-1972 yıllarında yürütülmüştür (Bittel ve ark. 1941; Bittel 1975).
Koruma statüsü
UNESCO metnine göre Yazılıkaya, 2863 sayılı Kanun kapsamında 1. derece arkeolojik sit olarak korunur; Hattuşa Dünya Mirası alanının bileşenidir (Hattuşa UNESCO Dünya Mirası). Yakındaki Geç Kalkolitik-Erken Tunç Çağı yerleşmesi için Yarıkkaya sayfasına, kentteki öteki Hitit yapıları için Hattuşaş sayfasına, ziyaret için Hattuşa Gezi Rehberi sayfasına bakılabilir.
Kaynaklar
- UNESCO World Heritage Centre, “Hattusha: the Hittite Capital” (dosya 377). https://whc.unesco.org/en/list/377/
- Ali İzzet Yılmaz (2019), “Boğazköy (Hattuşa) Örenyeri”, Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi. https://turkiyeturizmansiklopedisi.com/bogazkoy-hattusa-orenyeri
- Nermin Atila, “Osmanlı Arşivine Göre Boğazköy: Arkeolojik Çalışmaları ve Sosyo-Ekonomik Tarihi”, Karadeniz Araştırmaları, XXIII/91, s. 1830-1846. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5985702
- Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İlkler İmparatorluğu’nun Başkenti Hattuşa, 2017. https://engelsiz.ktb.gov.tr/Eklenti/62253,turkcebaskikkkpdf.pdf
- Hitit Anıtları, “Yazılıkaya”. https://www.hittitemonuments.com/yazilikaya/
- Tayfun Bilgin, “Yazılıkaya Hittite Rock Sanctuary”, Database of Religious History (University of British Columbia), 2021. DOI: 10.14288/1.0404460. https://open.library.ubc.ca/cIRcle/collections/ubccommunityandpartnerspublicati/52387/items/1.0404460
- Eberhard Zangger, Rita Gautschy, “Celestial Aspects of Hittite Religion: An Investigation of the Rock Sanctuary Yazılıkaya”, Journal of Skyscape Archaeology 5/1, 2019, s. 5-38. DOI: 10.1558/jsa.37641. https://edoc.unibas.ch/74462/
- Massimiliano Marazzi, Andreas Schachner, “Boğazköy, Türkei. 3D-Scanning in der praktischen Anwendung zur Erforschung architektonischer und topographischer Phänomene. Die Arbeiten der Jahre 2014 bis 2023”, e-Forschungsberichte des DAI 2024/1. DOI: 10.34780/k58ne658. https://publications.dainst.org/journals/efb/article/view/4638