Yerkapı ve Sfenksli Kapı

Yerkapı, Hattuşa kentinin güney ucunda yer alan, taş kaplamalı yamaçları olan yapay bir settir. Üzerinden geçen kent surunun ortasında Sfenksli Kapı, kapının altında ise potern (yeraltı tüneli) bulunur. Yapı, Hattuşa UNESCO Dünya Mirası alanının bileşenlerinden biridir.

Set ve boyutları

UNESCO’ya göre Sfenksli Kapı, taş sıvalı yamaçları olan yüksek yapay bir bastionun tepesindedir; kapıya iki merdiven çıkar ve altından kemerli bir taş tünel geçer. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün 2022 tarihli açıklamasına göre piramit benzeri bu yapay yığma 40 metreye varan yüksekliği ve neredeyse 250 metre uzunluğuyla kentin en yüksek noktasında yer alır. Enstitü, uzaktan görülebilen bu yapının Hititçe adının bilinmediğini, savunma amacıyla kullanılmadığını ve büyük olasılıkla kentin kuzeyindeki tapınaklarla ilişkili kült törenlerinin parçası olduğunu yazar. Hitit Anıtları sitesi, yapıyı surların güneyinde taş bloklarla kaplanmış, rampa biçiminde yükselen tahkimatlı bölge olarak tanımlar.

Heinrich Kohl’un 1907’de birkaç haftada çizdiği kentin ilk topografik planı Yerkapı’yı da içerir (Atila, 2026). Kazıların genel seyri için Hattuşa kazı tarihi sayfasına bakılabilir.

Sfenksli Kapı

Alman Arkeoloji Enstitüsü, set üzerinden geçen surdaki yaya kapısının dört sfenksle süslü olduğunu yazar. Hitit Anıtları sitesine göre kapının iç tarafındaki, kırmızımsı kireçtaşından işlenmiş iki sfenks oldukça hasarlı bulunmuştur: doğu kanadına ait olan Berlin’e götürülüp restore edilmiş ve 2012’de Türkiye’ye iade edilene kadar Pergamon Müzesi’nde sergilenmiştir; daha hasarlı olan batı kanadındaki ise uzun yıllar İstanbul Müzesi’nde sergilenmiştir. Aynı kaynak, bugün her iki sfenksin orijinallerinin Boğazköy Müzesi’nde olduğunu, kapıya kopyalarının yerleştirildiğini yazar.

Potern

Hitit Anıtları sitesine göre surların altından şehrin içine kestirme ulaşım sağlayan potern 71 metre uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğindedir. UNESCO tünelin, Sfenksli Kapı’nın tam altından geçtiğini yazar; Alman Arkeoloji Enstitüsü ise Yerkapı’nın şehirdeki diğer anıtların aksine her zaman görünür olduğunu ve tünele en azından kısmen girilebildiğini belirtir.

2022: poterndeki boyalı hiyeroglifler

Schachner’in açıklamasına göre kazı ekibi üyesi Bülent Genç 2022 Ağustos’unun başında, ışıksız tünelin kaba işlenmiş taş blokları üzerinde kırmızımsı kahverengi kök boyayla yazılmış işaretler fark etmiştir. Ekip, Yerkapı poterninde Anadolu hiyeroglifiyle yazılmış işaret izlerini en az 249 farklı blokta saptamıştır; bazıları okunamayacak kadar aşınmış, çoğu iyi korunmuştur.

  • Daha önce boyalı Anadolu hiyeroglifi yalnızca Kayalıpınar (Sivas) ve Suratkaya’dan (Muğla) bilinmektedir ve buralardaki işaret sayısı çok azdır.
  • Filologlar M. Alparslan ve M. Marazzi’nin ilk değerlendirmesine göre poternde tekrarlanan en az sekiz farklı işaret grubu vardır; bir grup 38 kez saptanmıştır. Metin, uzun anlatımlı bir yazıt değil, grafiti benzeri kısa notlar niteliğindedir.
  • Ekip, kesin değerlendirme için erken olduğunu belirterek notlarda kişi ya da tanrı adlarının, belki de Hitit dönemindeki yeraltı geçidinin adının geçtiğini varsaydıklarını yazar.
  • Hiyeroglifler Napoli Federico II Üniversitesi (DiSTAR) iş birliğiyle üç boyutlu olarak modellenmektedir.

Hitit Anıtları sitesi de 2022’de tünelde taş blokların üzerine boyanmış yüzlerce hiyeroglif işaretin fark edildiğini kaydeder.

Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kitabına göre

Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 2017 tarihli Hattuşa kitabı Yerkapı’yı 250 m uzunluğunda, 80 m genişliğinde ve 35 m yüksekliğinde olarak verir; yüzeyinin tamamen kireç taşıyla kaplı olduğunu, yapının piramidal biçiminin Mısır etkisini gösterdiğini ve Anadolu’da inşa edilmiş ilk piramidal yapı olduğunu yazar. Yükseklik değeri kaynağa göre değişir: Alman Arkeoloji Enstitüsü 40 m’ye varan bir yükseklik verir. Aynı kitaba göre kompleksin tam ortasında yığma taşlarla yapılmış 71 m uzunluğunda bir tünel vardır ve bu tünel şehrin giriş kapılarından biridir.

Kitap, kapıyı koruyan dört sfenksi (insan başlı, aslan gövdeli, kartal kanatlı; ikisi şehrin içine, ikisi dışına bakar) Anadolu’daki ilk sfenks örnekleri olarak anar. Kapının 1906’daki kazılarda ortaya çıkarıldığını, dört sfenksten ikisinin günümüze ayakta ulaştığını yazar. 1907’de restorasyon amacıyla Almanya’ya götürülen sfenkslerden biri 1924’te iade edilerek İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlamış, diğeri uzun uğraşlar sonucunda Almanya’dan alınarak 2011’de Hattuşa’da yeniden bir araya getirilmiştir. Sfenksler Boğazköy Müzesi eserleri arasında da sayılır.

Ek kaynaklar: ölçüler, sfenksler ve yazıtlar

Yerkapı’nın ölçüleri için kaynaklar şöyle yan yana durur. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün 2022 açıklaması ve Schachner ve arkadaşlarının kazı raporu (Archäologischer Anzeiger 2023/1) yapay yığmayı “40 m’ye varan yükseklikte ve yaklaşık 250 m uzunlukta” verir. Repola, Varriale, Marazzi, Morra ve Schachner’in 2025 tarihli makalesi (Heritage 8/8) yapıyı 250 m uzun, en çok 80 m geniş ve yaklaşık 40 m yüksek yapay bir set olarak tarif eder ve ölçü için Peter Neve’nin 1996 tarihli kitabına (Ḫattuša – Stadt der Götter und Tempel) atıf yapar. Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün kitabı ise 250x80x35 m verir. Hitit Anıtları sitesine göre poternin uzunluğu 71 m, yüksekliği 3 m’dir.

Sfenksli Kapı için Schachner’in 2015 tarihli DAI koruma raporu, sfenks figürlerinin Berlin ve İstanbul’dan Boğazköy’e döndükten sonra Kasım 2011’den beri müzede sergilendiğini, 1907’de bulundukları yerde özgün durumu göstermek için iki sfenksin kopyalarının 2012 ve 2013’te Yerkapı’ya yerleştirildiğini yazar; rapora göre geçidin dar ve asimetrik yerleşimi kapıyı açıkça bir yaya kapısı olarak niteler. Dönüş tarihi için kaynaklar farklıdır: Hitit Anıtları sitesi doğu sfenksinin 2012’ye kadar Pergamon Müzesi’nde kaldığını, Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün kitabı sfenkslerin 2011’de Hattuşa’da yeniden bir araya getirildiğini yazar.

Yazıtların sayısı ve içeriği de kaynaklara göre değişir. DAI’nin 2022 açıklaması “en az 249 farklı blokta” işaret izi bildirir; Repola ve arkadaşları (2025) doğu duvarda 122, batı duvarda 127 olmak üzere toplam 249 boyalı yazıt sayar ve çoğunlukla taş başına bir yazıt düştüğünü yazar; Marazzi ve Schachner (2024) 250’den fazla yazıttan, Hitit Anıtları sitesi yaklaşık 250 bloktan söz eder. İçerik için DAI’nin ilk açıklaması en az sekiz işaret grubundan ve olası kişi ya da tanrı adlarından söz etmişti; sonraki raporlar (Schachner ve ark. 2023; Marazzi ve Schachner 2024) altı yazıt türü (A-F) ayırır: çoğu bir kişi adı ile meslek unvanından oluşur, batı duvarında güney girişe yakın iki tür ise bir yer adı ile anlamı henüz belirsiz bir işaret birleşimidir; yazıtların büyük olasılıkla yapının inşası sırasında yazıldığı belirtilir. Hitit Anıtları sitesine göre altı yazımdan ikisi kişi adıdır (Ari-Šadu, Innara), ikisi taş işçisi unvanıdır, ikisi de yer etiketidir (“Eşek Kapısı Yolu” ve “Tuthaliya Dağı Yolu”); site, ikinci etiketten hareketle Tuthaliya Dağı’nın Yerkapı tepesinin adı olabileceğini yazar. Repola ve arkadaşlarının analizlerine göre kırmızı boya hematit esaslı bir okrdur.

Çevredeki yapılar

Kentin öteki anıtları için Hattuşaş, Büyük Tapınak alanındaki yeşil kayaç için Hattuşa Yeşil Taş, kuzeydoğudaki kaya tapınağı için Yazılıkaya sayfalarına bakılabilir.

Kaynaklar

Yapay zekâ ile

Çorum'u sorarak keşfedin

Tüm araçlar ve kurulum

Soru sorarak arayın

“Hititlerin başkenti neresiydi?” gibi bir cümle yazın; anlamca en yakın sayfalar gelsin.

Aramayı aç ⌘K

Asistanınıza bağlayın

MCP sunucusuyla Claude, ChatGPT, Cursor ve VS Code sitede arama yapıp kaynak göstererek yanıt verir.

Kurulum adımları

llms.txt

Yapay zekâ modelleri için hazırlanmış site haritası ve tüm içerik özetleri tek dosyada.

Dosyaları gör

Uygulama olarak yükleyin

Ana ekrana ekleyin; gezdiğiniz sayfalar ören yerinde çekim olmasa da açılır.

Nasıl yüklenir?

Bir yer, yemek ya da konu yazın; ya da “Hititlerin başkenti neresiydi?” gibi bir soru sorun.